NEBOSH Risk Değerlendirmesi: İş Yerinde Şiddet ve Mevzuat
İşyerinde Şiddet Risk Değerlendirmesi: Bilmeniz Gereken 3 Şaşırtıcı Gerçek
İşyerinde şiddet, giderek artan bir endişe kaynağı ve her İSG profesyonelinin gündeminde olması gereken bir konu. Ancak NEBOSH gibi standartlara uygun bir risk değerlendirmesi yapmaya başladığınızda, bu konunun nebosh eğitimi almış deneyimli profesyonellerin bile sıkça düştüğü tuzaklar ve gözden kaçırdığı kritik nüanslar barındırdığını fark edersiniz. Bu yazı, yaygın yaklaşımların neden genellikle başarısız olduğunu ortaya koyacak ve işyerinde şiddet tehlikesini doğru yönetmeniz için bilmeniz gereken üç şaşırtıcı gerçeği aydınlatacak.
1. Kritik Hata: Şiddeti Zihinsel Sağlık Sorunu Sanmak
Risk değerlendirmesi yaparken tehlikeleri doğru kategorize etmek, atacağınız ilk ve en önemli adımdır. İşyerinde şiddet söz konusu olduğunda yapılan en yaygın hatalardan biri, bu tehlikeyi “zihinsel sağlık sorunları” kategorisi altında değerlendirmektir.
Elbette bu iki konu birbiriyle ilişkili olabilir. Örneğin, agresif bir müşteriye sürekli maruz kalmak, çalışanınızda strese, kaygıya ve hatta travma sonrası stres bozukluğuna yol açabilir. Ancak riskin kaynağı tamamen farklıdır. Zihinsel sağlık sorunları tehlikesinde odak noktası genellikle çalışma koşullarının yarattığı stres iken, şiddet tehlikesinde kaynağın kendisi doğrudan **”saldırgan veya tacizci insanlar”**dır.
Bu ayrım kritik öneme sahiptir, çünkü şiddet tehlikesi proaktif mühendislik ve idari engeller gerektirirken, zihinsel sağlık sorunları genellikle organizasyonel ve yönetimsel çözümlere odaklanır. Yanlış kategorizasyon, tamamen etkisiz kontrol önlemlerine yol açar. Bu nedenle, NEBOSH gibi bir değerlendirmede bu tehlikeyi ayrı bir başlık altında ele almalısınız. Tehlikeyi, “şikayet durumları sırasında agresifleşen tacizci müşteriler” gibi spesifik bir ifadeyle tanımlamak, sorunun kaynağını netleştirir ve sizi doğru çözümlere yönlendirir.
2. Profesyonelleri Şaşırtan Gerçek: “İşyerinde Şiddet” İçin Özel Bir Yasa Yok
Bu konunun en zorlayıcı ve şaşırtıcı kısmı mevzuata geldiğinizde ortaya çıkar.
Bu konunun biraz zorlayıcı olduğu kısım mevzuattır. Ne Birleşik Krallık’ta ne de uluslararası alanda, işverenlere doğrudan yükümlülük getiren spesifik bir işyerinde şiddet yasası veya yönetmeliği bulunmamaktadır. Bu nedenle, genel sağlık ve güvenlik yasalarına güvenmek zorundasınız.
Bu durum, bir profesyonel olarak argümanınızı dikkatli bir şekilde oluşturmanızı gerektirir:
• Birleşik Krallık (NEBOSH National) Durumu: Belirli bir “İşyerinde Şiddet Yönetmeliği” olmadığından, işverenin genel sorumluluklarını belirten “İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası” gibi temel yasalara dayanmak zorunda kalırsınız.
• Uluslararası (NEBOSH IGC) Durum: ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi kulağa umut verici gelse de bu sözleşme, yükümlülükleri doğrudan işverenlere değil, devlete (hükümete) getirir. Bu nedenle, bir işverenin yasal sorumluluğunu kanıtlamak için doğrudan kullanamazsınız. Bunun yerine, C155 (İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi) veya R164 gibi, işverenin genel “güvenli bir çalışma ortamı sağlama” görevini vurgulayan daha genel sözleşmelere başvurmanız gerekir.
Bu yasal boşluk, İSG profesyonelleri için işi zorlaştırır. Belirli bir yönetmeliğe atıfta bulunmak yerine, işverenin genel “özen yükümlülüğünü” kanıtlamak için daha temel yasalardan yola çıkarak sağlam bir argüman oluşturmanız gerekir.
3. Neden “Her Yerde Kamera Var” Demek Sizi Kurtarmaz: Zayıf ve Güçlü Kontroller
İşyerinde şiddete karşı spesifik yasaların olmaması, alacağınız kontrol önlemlerinin “standart kabul görmüş uygulamalara” ve “kontrol hiyerarşisine” sıkı sıkıya dayanmasını daha da önemli hale getirir. Ne yazık ki, risk değerlendirmelerinde en sık görülen zayıflık, yalnızca idari kontrollere bel bağlamaktır.
Sadece eğitim vermek, raporlama sistemleri kurmak, CCTV kameraları yerleştirmek ve güvenlik personeli bulundurmak gibi önlemlere tek başına güvenmek, risk değerlendirmenizi tehlikeli derecede zayıf bırakır. Bu önlemler, kontrol hiyerarşisinin en alt basamaklarında yer alan idari kontrollerdir. Tehlikeyi kaynağında ortadan kaldırmazlar, yalnızca sonuçlarını yönetmeye çalışırlar, bu yüzden tek başlarına yetersizdirler.
Bunun yerine, özellikle fiziksel şiddet veya soygun riski taşıyan işyerleri için daha güçlü teknik ve mühendislik kontrollerini önceliklendirmelisiniz. İster bir banka veya postane, ister bir benzin istasyonu veya market olsun, kontrol hiyerarşisinin üst basamaklarında yer alan çözümler tehlikeyi fiziksel olarak engellemeyi hedefler. Etkili örnekler arasında şunlar bulunur:
• Cam paneller ve fiziksel bariyerler
• İnterkom sistemleri
Bu tür mühendislik çözümleri, çalışan ile potansiyel saldırgan arasına fiziksel bir engel koyarak riski kaynağında ve anlamlı bir şekilde azaltır.
Sonuç: Düşündüren Bir Kapanış
İşyerinde şiddet riskini etkin bir şekilde yönetmek, sadece bir kontrol listesini işaretlemekten çok daha fazlasını gerektirir. Bu üç gerçeği anlamak, bu karmaşık konuda doğru adımları atmanız için temel oluşturur: Şiddeti zihinsel sağlıktan ayrı bir tehlike olarak tanımlayın, yasal dayanağınızı genel yükümlülüklere göre kurun ve zayıf idari kontrollerin ötesine geçerek güçlü mühendislik çözümlerine öncelik verin.
Peki, mevzuattaki bu boşluklar göz önüne alındığında, çalışanları şiddetten korumak için sadece tepkisel önlemler almak yerine, proaktif ve gerçekten güvenli bir iş kültürü nasıl oluşturabiliriz?
ÇALIŞMA
Soru:NEBOSH NG2/IG2 risk değerlendirmesinde, agresif müşterilerden kaynaklanan bir tehlike için kullanılması gereken doğru tehlike kategorisi nedir?”
Cevap: “İşyerinde Şiddet (Violence at Work).”
Ayrıntılı Açıklama:
NEBOSH NG2/IG2 risk değerlendirmesi projelerinde, agresif müşterilerden kaynaklanan tehlikeleri tanımlarken doğru kategorizasyon ve yaklaşım büyük önem taşır. İşte bu konunun detaylı açıklaması:
Doğru Tehlike Kategorisi ve Tanımı
Agresif veya tacizci müşterilerle ilgili bir tehlikeyi risk değerlendirme formuna eklerken kullanmanız gereken kategori “İşyerinde Şiddet” (Violence at Work) olmalıdır. Bu kategoriyi seçerken tehlikenin kaynağını spesifik bir şekilde belirtmek önemlidir. Örneğin; “şikayet durumlarında agresifleşen tacizci müşteriler” bu tehlike için uygun ve spesifik bir tanımdır.
Ruh Sağlığı (Mental Ill Health) ile Arasındaki Fark
Birçok öğrenci bu iki kategoriyi birbiriyle karıştırabilmektedir. Kaynaklar, stresin kaynağının tacizci veya agresif bir müşteri olması durumunda, bu tehlikenin “Ruh Sağlığı” kategorisinden ziyade “İşyerinde Şiddet” kategorisine dahil edilmesinin daha doğru olduğunu belirtmektedir. Her iki kategori bazı açılardan benzerlik gösterse de, bunlar farklı tehlike türleri olarak ele alınmalıdır.
Kimler, Nasıl Zarar Görebilir?
• Kimler: Genellikle müşteri hizmetleri personeli veya müşterilerle doğrudan temas kuran çalışanlar bu tehlikeye maruz kalır.
• Zarar Türleri: Maruziyet sonucunda çalışanlar stres, anksiyete, depresyon ve hatta daha teknik bir tabirle Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) yaşayabilirler. Eğer durum fiziksel bir saldırıya dönüşürse, fiziksel yaralanmalar da harm (zarar) kısmına eklenmelidir.
Hukuki Dayanaklar (Legal Arguments)
Risk değerlendirmesinin yasal argümanlar kısmında izlenecek yol, çalışılan sertifika türüne göre değişir:
• NEBOSH Ulusal (NG2): Birleşik Krallık’ta doğrudan “İşyerinde Şiddet” yönetmeliği bulunmadığı için, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası (Health and Safety at Work Act) veya İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetimi Yönetmeliği gibi temel yasaların genel maddelerine (örneğin Bölüm 2.1) atıfta bulunulmalıdır.
• NEBOSH Uluslararası (IG2): İşverenlere doğrudan sorumluluk yükleyen özel bir şiddet sözleşmesi kullanmak yerine, C155 sayılı Sözleşme veya 164 sayılı Tavsiye Kararı gibi daha genel ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) standartlarına başvurulması önerilir.
Kontrol Önlemleri
Kontrol önlemlerini belirlerken kontrol hiyerarşisine sadık kalınmalıdır. Sadece eğitim, raporlama veya CCTV gibi “idari önlemler” kullanmak zayıf kabul edilebilir. Bunun yerine imkan varsa şu gibi mühendislik kontrolleri tercih edilmelidir:
• Cam ekranlar ve bariyerler.
• İnterkom sistemleri.
• Fiziksel güvenliği sağlayan teknik düzenlemeler.
Ayrıca, bazı sektörlerde (örneğin inşaat) şiddet konusunu ele alan özel uygulama kodları (codes of practice) bulunabilir ve bunlar da referans olarak kullanılabilir. Ancak bu kodların genel şiddet olaylarını mı yoksa sadece toplumsal cinsiyet temelli şiddeti mi kapsadığına dikkat edilmelidir.
Soru: “Stresin küfürlü ve potansiyel olarak şiddet yanlısı bir müşteriden kaynaklandığı durumlarda, bu durum ‘Ruh Sağlığı Bozukluğu’ tehlikesinden çok _____ tehlikesidir.”
Cevap:
NEBOSH NG2 ve IG2 risk değerlendirme projelerinde tehlikelerin doğru kategorize edilmesi, raporun geçerliliği için kritiktir. Paylaştığınız bilgi kartındaki durumun “Ruh Sağlığı Bozukluğu” yerine “İşyerinde Şiddet” (Violence at Work) olarak sınıflandırılmasının nedenlerini ve bu konunun detaylarını aşağıda bulabilirsiniz:
Neden “İşyerinde Şiddet” Kategorisi Seçilmelidir?
Her ne kadar agresif müşterilere maruz kalmak çalışanlarda strese ve ruh sağlığı sorunlarına yol açsa da, NEBOSH standartlarında tehlikenin kaynağına odaklanılır. Eğer stresin doğrudan kaynağı tacizci, agresif ve potansiyel olarak şiddet yanlısı bir müşteri ise, bu durum “Ruh Sağlığı” kategorisinden ziyade “İşyerinde Şiddet” kategorisine daha yakındır. Bu iki kategori bazı açılardan benzerlik gösterse de, risk değerlendirme formunda bunları birbirinden ayırmak ve doğru başlığı kullanmak gerekir.
Tehlikenin Tanımlanması ve Zarar Görebilecek Kişiler
• Tehlikenin Kaynağı: Projenizde bu tehlikeyi tanımlarken “şikayet durumlarında agresifleşen tacizci müşteriler” gibi spesifik ifadeler kullanmanız önerilir.
• Kimler Zarar Görebilir: Genellikle müşteri hizmetleri personeli veya müşterilerle doğrudan temas kuran çalışanlar risk altındadır.
• Zararın Biçimi: Bu durum çalışanlarda stres, anksiyete, depresyon ve daha ciddi vakalarda Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) gibi sorunlara yol açabilir. Eğer şiddet fiziksel bir boyuta ulaşırsa, fiziksel yaralanmalar da zarar (harm) kısmına dahil edilmelidir.
Kontrol Önlemleri ve Hiyerarşi
Risk değerlendirmesinde sadece eğitim, raporlama veya CCTV gibi “idari önlemler” kullanmak zayıf bir yaklaşım olarak kabul edilir. Bunun yerine kontrol hiyerarşisine uygun olarak şu gibi teknik ve mühendislik kontrollerine odaklanılmalıdır:
• Cam ekranlar ve fiziksel bariyerler.
• İnterkom sistemleri.
• Tehlikeyi tamamen ortadan kaldırmaya veya azaltmaya yönelik teknik düzenlemeler.
Hukuki Dayanaklar (Specific Legal Arguments)
Seçeceğiniz yasal argümanlar, aldığınız sertifika türüne göre değişiklik gösterir:
• NEBOSH Ulusal (NG2): Birleşik Krallık’ta “işyerinde şiddet” üzerine özel bir yönetmelik bulunmadığından, 1974 İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası (Genel Madde 2.1) veya İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetimi Yönetmeliği gibi temel yasalar kullanılmalıdır.
• NEBOSH Uluslararası (IG2): Şiddet ve Taciz Sözleşmesi (C190) mevcuttur ancak bu sözleşme işverenlere değil, ulusal devletlere sorumluluk yükler. Bu nedenle, işveren yükümlülükleri için C155 sayılı Sözleşme veya 164 sayılı Tavsiye Kararı gibi daha genel ILO standartlarına atıfta bulunmak daha doğrudur.
Son olarak, bazı endüstrilerde (örneğin inşaat sektörü) şiddeti de kapsayan özel uygulama kodları (codes of practice) bulunabilir; ancak bu kodların genel şiddeti mi yoksa sadece toplumsal cinsiyet temelli şiddeti mi kapsadığına dikkat edilmelidir.
Soru: Agresif müşterilerle ilgili bir işyerinde şiddet tehlikesi senaryosunda ‘kimin zarar görebileceği’ sorusunun cevabı genellikle kimlerdir?
Cevap: Müşteri hizmetleri personeli gibi doğrudan müşteriyle temas halinde olan çalışanlar.
NEBOSH NG2/IG2 risk değerlendirmesi kapsamında, “İşyerinde Şiddet” (Violence at Work) tehlikesi başlığı altında kimlerin zarar görebileceği ve bu zararın nasıl oluşacağı konusu, projenizin başarısı için kritik bir detaydır. Kaynaklar ışığında bu konuyu şu şekilde detaylandırabiliriz:
Kimler Zarar Görebilir?
Tehlikeden etkilenebilecek kişiler, genellikle müşterilerle doğrudan temas halinde olan veya halka açık alanlarda görev yapan çalışanlardır. Bu grup şunları içerebilir:
• Müşteri hizmetleri personeli.
• Bankalarda, postanelerde, marketlerde veya servis istasyonlarında çalışan ve nakit parayla ya da şikayetlerle ilgilenen personel.
• Genel olarak saldırgan, tacizci veya agresif davranışlara maruz kalma ihtimali olan tüm ön ofis veya saha çalışanları.
Zarar Nasıl Gerçekleşir? (The “How”)
Zarar sadece fiziksel bir saldırı ile sınırlı değildir. Kaynaklar, bu tehlikenin hem psikolojik hem de fiziksel sonuçları olabileceğini vurgular:
• Psikolojik Zararlar: Çalışanlar tekrar eden taciz durumlarına ve saldırganlığa maruz kaldıklarında; stres, anksiyete ve depresyon yaşayabilirler. Daha ciddi ve teknik bir ifadeyle, bu durum Travma Sonrası Stres Bozukluğu’na (PTSD) yol açabilir.
• Fiziksel Zararlar: Eğer şiddet fiziksel bir saldırıya veya darba dönüşürse, çalışanlar çeşitli fiziksel yaralanmalara maruz kalabilir.
Kategorizasyonun Önemi
Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, stresin kaynağıdır. Eğer bir çalışan stres yaşıyorsa ancak bu stresin kaynağı agresif veya küfürbaz bir müşteri ise, bu durum “Ruh Sağlığı” kategorisinden ziyade “İşyerinde Şiddet” kategorisi altında değerlendirilmelidir. Tehlikeyi tanımlarken “şikayet anlarında agresifleşen müşteriler” gibi spesifik ifadeler kullanmak, risk değerlendirmesinin kalitesini artırır.
Çalışanları Korumak İçin Yaklaşımlar
Doğrudan müşteriyle temas kuran bu çalışanları korumak için sadece eğitim veya CCTV gibi idari önlemlerle yetinilmemelidir. Kaynaklar, çalışanların güvenliğini sağlamak için şu gibi mühendislik kontrollerine öncelik verilmesini önerir:
• Cam ekranlar ve fiziksel bariyerler.
• İnterkom sistemleri gibi teknik düzenlemeler.
Bu çalışanların korunması, hem Birleşik Krallık yasaları (HSWA Section 2.1) hem de uluslararası ILO standartları (C155 veya R164) çerçevesinde işverenin temel sorumlulukları arasında yer almaktadır.
Soru: Birleşik Krallık’ta işyerinde şiddet için özel bir yasa olmadığından, NEBOSH Ulusal Sertifika öğrencileri yasal argümanlarında hangi temel mevzuatlara başvurmalıdır?
Cevap: İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası (Health and Safety at Work Act) veya İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Yönetmelikleri (Management of Health and Safety at Work Regulations).
Birleşik Krallık’ta (UK) iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı söz konusu olduğunda, “İşyerinde Şiddet” (Violence at Work) başlığı altında özel olarak hazırlanmış müstakil bir yönetmelik bulunmamaktadır. Bu durum, NEBOSH Ulusal Genel Sertifika (NG2) projesini hazırlayan öğrenciler için yasal argümanlar kısmında özel bir yaklaşım gerektirir.
Kaynaklara göre bu konunun detayları şu şekildedir:
Başvurulması Gereken Temel Mevzuatlar
Birleşik Krallık’ta agresiflik veya şiddetle ilgili spesifik bir “Şiddet Yasası” olmadığı için, yasal argümanlar bölümünde genel çerçeve yasalar kullanılmalıdır. Bunlar:
• 1974 İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası (Health and Safety at Work Act): Bu yasa altındaki genel görevlere atıfta bulunulmalıdır. Özellikle Bölüm 2.1 (işverenin çalışanların sağlığını, güvenliğini ve refahını sağlama görevi) veya ilgili diğer Bölüm 2.2 maddeleri referans gösterilebilir.
• İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Yönetmeliği (Management of Health and Safety at Work Regulations): Risk değerlendirmesi yapma ve uygun kontrol önlemlerini belirleme yükümlülüğü çerçevesinde bu yönetmelik de temel dayanaklardan biridir.
Yasal Argüman Oluştururken Dikkat Edilmesi Gerekenler
1. Özel Kontrol Maddelerinin Eksikliği: Şiddete yönelik spesifik bir yasa olmadığı için, yasalar içinde doğrudan belirtilmiş “zorunlu kontrol önlemleri” listesi de bulunmamaktadır. Bu nedenle öğrencilerin, yasal argümanlarını desteklemek için standart kabul görmüş iyi uygulama örneklerine ve ders materyallerine başvurmaları gerekir.
2. Kontrol Hiyerarşisi: Yasal yükümlülükleri yerine getirirken sadece idari önlemlere (eğitim, raporlama, CCTV) güvenmek “zayıf” bir yaklaşım olarak görülür. Yasaların getirdiği genel sorumluluğu tam olarak karşılamak için, mümkünse teknik kontroller (cam bariyerler, interkom sistemleri, fiziksel ekranlar) tercih edilmelidir.
3. Endüstriyel Uygulama Kodları (Codes of Practice): Bazı sektörlerde (örneğin inşaat sektörü), şiddet konusunu ele alan özel uygulama kodları bulunabilir. Eğer çalışılan sektörde böyle bir rehber varsa, yasal argümanları güçlendirmek için bu kodlara da bakılabilir. Ancak bu kodların genel şiddeti mi yoksa sadece toplumsal cinsiyet temelli şiddeti mi kapsadığına dikkat edilmelidir.
Uluslararası (IG2) ile Farkı
Uluslararası sertifika (IG2) alan öğrenciler için durum biraz daha farklıdır. Onlar, işverenlere doğrudan sorumluluk yüklemeyen 190 sayılı Sözleşme yerine, C155 sayılı ILO Sözleşmesi veya 164 sayılı Tavsiye Kararı gibi daha genel uluslararası standartları kullanmaktadırlar. Ulusal (NG2) öğrencilerinin ise yukarıda belirtilen Birleşik Krallık ana yasalarına odaklanması zorunludur.
Özetle, Birleşik Krallık sisteminde işyerinde şiddet, işverenin genel “özen gösterme borcu” (duty of care) kapsamında değerlendirilir ve bu nedenle en temel iş sağlığı yasaları üzerinden savunulur.
Soru: NEBOSH Uluslararası Sertifika (IGC) öğrencileri için ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi neden doğrudan işverenlere karşı bir argüman olarak kullanılamaz?
Cevap: Çünkü bu sözleşme işverenlere değil, ulusal devlete (hükümete) yönelik yükümlülükler içerir.
NEBOSH Uluslararası Genel Sertifika (IG2) risk değerlendirmesi projenizde yasal argümanlar bölümünü yazarken, seçtiğiniz uluslararası standartların doğrudan işverene sorumluluk yükleyip yüklemediği büyük önem taşır. Bilgi kartınızda belirtilen ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi ile ilgili durumun detayları şunlardır:
Neden İşverenlere Karşı Kullanılamaz?
190 sayılı Sözleşme, modern bir standart olmasına rağmen, içeriği bakımından doğrudan işverenlerin görev ve sorumluluklarını (duties) tanımlamaz. Kaynaklar, bu sözleşmenin esas olarak ulusal devletlere ve hükümetlere yönelik yükümlülükler içerdiğini belirtmektedir.
Bir risk değerlendirmesi raporunda “İşveren, 190 sayılı sözleşme uyarınca bu önlemi almak zorundadır” şeklinde bir ifade kullanmak teknik olarak yanlıştır; çünkü bu sözleşme kapsamında işverene tanımlanmış doğrudan bir yasal sorumluluk bulunmamaktadır.
Bunun Yerine Ne Kullanılmalıdır?
IG2 projenizde işyerinde şiddet tehlikesini ele alırken, işverenin genel sorumluluklarını vurgulamak için daha uygun olan şu standartlara başvurmanız önerilir:
• C155 sayılı Sözleşme (İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi): İşverenlerin çalışanları için güvenli bir çalışma ortamı sağlama konusundaki genel sorumluluklarını içerir.
• 164 sayılı Tavsiye Kararı (R164): C155’i destekleyen ve daha pratik uygulama detayları sunan bu rehber de yasal argümanlar kısmında güçlü bir dayanak oluşturur.
Öğrenciler İçin Kritik Uyarılar
• Yasal Dayanak Hatası: Eğer projenizde “İşverenin 190 sayılı sözleşme altında sorumluluğu vardır” derseniz, bu durum NEBOSH değerlendiricileri tarafından yasal mevzuatın yanlış anlaşıldığı şeklinde yorumlanabilir.
• Diğer Rehberler: Bazı durumlarda, inşaat sektörü gibi alanlara özel uygulama kodları (codes of practice) içerisinde şiddetle ilgili maddeler bulunabilir. Ancak bu kodların genel bir şiddet senaryosuna mı yoksa sadece toplumsal cinsiyet temelli şiddete mi odaklandığına dikkat edilmelidir.
Özetle; 190 sayılı Sözleşme, işyerinde şiddetle mücadelede küresel bir çerçeve çizse de, bir risk değerlendirmesinde işverenin bireysel yükümlülüğünü kanıtlamak için kullanılabilecek bir araç değildir. Bunun yerine genel ILO sözleşmeleri (C155) üzerinden gitmek, projenizin başarısı için daha güvenli bir yoldur.
Soru: ILO’nun 190 sayılı Sözleşmesi’nin doğrudan işveren sorumluluğu belirtmediği durumlarda, IGC öğrencileri hangi daha genel ILO belgelerine atıfta bulunabilir?
Cevap: C155 sayılı Sözleşme veya 164 sayılı Tavsiye Kararı.
NEBOSH Uluslararası Genel Sertifika (IG2) projelerinde, işyerinde şiddet tehlikesine yönelik yasal argümanlar oluştururken doğru standartları seçmek, raporun teknik doğruluğu açısından kritiktir. 190 sayılı Sözleşme yerine C155 ve R164‘ün tercih edilme nedenlerini ve bu konunun detaylarını kaynaklar ışığında şu şekilde açıklayabiliriz:
1. Neden C155 ve R164 Tercih Edilmelidir?
Kaynaklara göre, 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi doğrudan işverenlere yönelik görevler (duties) içermez; bu sözleşme daha çok ulusal devletlere ve hükümetlere yönelik yükümlülükler belirler. Bu nedenle, bir risk değerlendirmesinde “işverenin bu sözleşme altında sorumluluğu vardır” demek teknik olarak yanlıştır.
Buna karşılık, IGC öğrencileri için şu iki genel belge temel dayanak kabul edilir:
• C155 sayılı Sözleşme (İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi): İşverenin çalışanlarına güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı sağlama konusundaki genel yükümlülüklerini tanımlayan temel uluslararası sözleşmedir.
• 164 sayılı Tavsiye Kararı (R164): C155’i destekleyen ve iş sağlığı güvenliği uygulamalarına dair daha pratik detaylar sunan bir rehberdir.
Öğrenciler, 190 sayılı Sözleşme yerine bu iki belgeden birini seçerek içindeki uygun bir maddeye/göreve atıfta bulunmalıdır.
2. Diğer Alternatif: Uygulama Kodları (Codes of Practice)
Eğer üzerinde çalışılan işyeri belirli bir endüstri koluna (örneğin inşaat sektörü) aitse, o sektöre özel uygulama kodları da yasal argüman olarak kullanılabilir. Ancak bu noktada bir uyarı mevcuttur:
• Sektörel kodların içeriği incelenirken, tehlikenin genel şiddet (agresif müşteriler, saldırı, soygun vb.) mi yoksa sadece toplumsal cinsiyet temelli şiddet mi olduğuna dikkat edilmelidir.
• Eğer tehlike genel bir şiddet durumuysa (örneğin herkesi etkileyen bir saldırı riski), kodun içindeki ilgili genel şiddet maddeleri aranmalıdır.
3. Kontrol Önlemleri ve Yasal Sorumluluk
Yasal argümanlarda C155 veya R164 gibi genel standartlara başvurulsa bile, belirlenen kontrol önlemlerinin bu genel sorumluluğu (çalışanı koruma görevi) yerine getirecek güçte olması gerekir. Kaynaklar, sadece eğitim, raporlama ve CCTV gibi “idari önlemlerin” bu tür bir tehlike için zayıf kalabileceğini belirtir. Bunun yerine işverenin yasal sorumluluğunu tam olarak yerine getirmesi için şu gibi teknik ve mühendislik kontrollerine odaklanması önerilir:
• Cam ekranlar ve fiziksel bariyerler.
• İnterkom sistemleri.
• Problemi fiziksel olarak ortadan kaldıran veya azaltan mühendislik çözümleri.
4. Kategorizasyonun Önemi
Son olarak, yasal argümanı doğru temellendirmek için tehlikenin “Ruh Sağlığı” (Mental Ill Health) ile karıştırılmaması gerekir. Her ne kadar şiddet stresi tetiklese de, kaynağı agresif ve potansiyel olarak şiddet yanlısı bir müşteri olan bir tehlike, “İşyerinde Şiddet” kategorisinde değerlendirilmeli ve yasal argümanlar da bu çerçevede (C155/R164 üzerinden) sunulmalıdır.
Soru: İşyerinde şiddete karşı kontrol önlemleri belirlenirken, kontrol hiyerarşisine göre hangi tür kontrollere öncelik verilmelidir?
Cevap: Cam ekranlar ve bariyerler gibi teknik (mühendislik) kontrollere öncelik verilmelidir.
NEBOSH NG2/IG2 risk değerlendirmesi projelerinde, işyerinde şiddet tehlikesine karşı kontrol önlemleri belirlenirken kontrol hiyerarşisine (hierarchy of controls) uygun hareket etmek, değerlendirmenin geçerliliği açısından kritiktir. Kaynaklar, bu süreçte neden teknik kontrollere öncelik verilmesi gerektiğini şu şekilde açıklamaktadır:
Neden Teknik Kontrollere Öncelik Verilmeli?
Kaynaklara göre, şiddet veya saldırganlık içeren riskleri yönetirken temel hedef, problemi mümkünse “mühendislik yoluyla ortadan kaldırmak” (engineer out) olmalıdır. Bu yaklaşım, tehlikeyi kaynağında kontrol etmeyi veya çalışan ile tehlike arasına fiziksel bir engel koymayı amaçlar.
Öncelik verilmesi gereken teknik (mühendislik) kontroller şunları içerir:
• Cam ekranlar ve bariyerler: Çalışan ile potansiyel olarak agresif kişi arasında fiziksel bir koruma sağlar.
• İnterkom sistemleri: Doğrudan fiziksel temas kurmadan iletişim kurulmasına olanak tanıyarak riski azaltır.
İdari Kontrollerin Zayıflığı
Pek çok öğrenci risk değerlendirmelerinde yalnızca idari önlemlere yer verme hatasına düşmektedir. Ancak kaynaklar; eğitim, raporlama prosedürleri, CCTV (kapalı devre kamera sistemleri) ve güvenlik personeli gibi önlemlerin tek başına kullanılmasını “biraz zayıf” (a little bit weak) bir yaklaşım olarak nitelendirir. Bu önlemler şiddeti fiziksel olarak engellemek yerine, genellikle olay anını veya sonrasını yönetmeye odaklanır. Bu nedenle, yasal argümanlarınızı ve kontrol planınızı oluştururken teknik çözümleri merkeze almanız önerilir.
Hangi Durumlarda Kritik Önem Taşır?
Bu tür teknik kontroller, özellikle fiziksel şiddet veya soygun riskinin bulunduğu şu ortamlarda hayati önemdedir:
• Bankalar ve postaneler.
• Servis istasyonları, marketler ve süpermarketler.
• Nakit paranın bulunduğu veya müşteri şikayetleri nedeniyle agresifleşen kişilerin olduğu her türlü işyeri.
Özetle, risk değerlendirme formunuzun “aksiyonlar” kısmında, sadece personeli eğitmekle kalmayıp, işyerini fiziksel olarak daha güvenli hale getirecek bariyer ve teknik düzenlemelere öncelik vermeniz, kontrol hiyerarşisinin doğru uygulandığını gösterir.
Soru: Fiziksel şiddet veya soygun riskine karşı kullanılabilecek teknik (mühendislik) kontrol önlemlerine örnekler nelerdir?
Cevap: Cam ekranlar, bariyerler ve interkom sistemleri.
NEBOSH NG2/IG2 risk değerlendirmesi projelerinde, fiziksel şiddet veya soygun riski gibi yüksek riskli senaryoları ele alırken kontrol hiyerarşisinin (hierarchy of controls) doğru uygulanması hayati önem taşır. Kaynaklar ışığında, teknik (mühendislik) kontrol önlemlerinin detaylı açıklaması şu şekildedir:
“Mühendislik Yoluyla Çözme” (Engineering Out) Yaklaşımı
Kaynaklar, şiddet veya soygun tehdidi olan işyerlerinde (örneğin bankalar, postaneler, servis istasyonları veya marketler) problemin sadece idari yöntemlerle geçiştirilmemesi gerektiğini vurgular. Bunun yerine, tehlikeyi fiziksel olarak engellemek veya çalışan ile tehlike arasına bir mesafe koymak için “mühendislik yoluyla çözme” yöntemi tercih edilmelidir.
Öne Çıkan Teknik Kontrol Örnekleri
Bilgi kartınızda belirtilen örnekler, çalışanı saldırgandan fiziksel olarak ayıran en etkili yöntemlerdir:
• Cam Ekranlar ve Bariyerler: Özellikle nakit parayla çalışılan veya şikayetlerin yoğun olduğu yerlerde, çalışan ile müşteri arasında fiziksel bir engel oluşturur. Bu, saldırganın çalışana doğrudan temas etmesini veya zarar vermesini engellemek için tasarlanmıştır.
• İnterkom Sistemleri: Çalışanların, potansiyel tehlike arz eden kişilerle doğrudan fiziksel etkileşime girmeden, güvenli bir mesafeden veya bir bariyer arkasından iletişim kurmasını sağlar.
Neden Sadece İdari Önlemler Yeterli Değildir?
Kaynaklar; eğitim, olay raporlama, CCTV (kamera sistemleri) ve güvenlik personeli gibi önlemleri “idari kontroller” olarak sınıflandırır. Bu önlemlerin tek başına kullanılması “biraz zayıf” bir yaklaşım olarak görülür; çünkü bu yöntemler şiddet eylemini o anda fiziksel olarak durdurmakta teknik kontroller kadar etkili değildir. Güçlü bir risk değerlendirmesi için teknik kontrollerin bu idari önlemlerle desteklenmesi gerekir.
Uygulama Alanları ve Zararı Azaltma
Bu tür mühendislik kontrolleri, fiziksel saldırıların yol açabileceği fiziksel yaralanmaları doğrudan önlemeye yardımcı olur. Ayrıca, çalışanın kendini daha güvende hissetmesini sağlayarak, şiddete maruz kalmanın yarattığı stres, anksiyete, depresyon ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) gibi ruh sağlığı risklerini de dolaylı olarak azaltabilir.
Özetle; NEBOSH projenizde agresif müşteriler veya soygun riski gibi bir tehlike tanımladığınızda, aksiyon planınızda cam ekranlar, fiziksel bariyerler ve interkom sistemleri gibi teknik çözümlere öncelik vermeniz, kontrol hiyerarşisini anladığınızı ve etkili bir koruma stratejisi geliştirdiğinizi gösterir.
Soru: İşyerinde şiddet riskini yönetmek için kullanılan, ancak daha zayıf kabul edilen idari kontrol önlemlerine örnekler veriniz.
Cevap: Eğitim, raporlama prosedürleri, CCTV (kapalı devre kamera sistemi) ve güvenlik personeli.
NEBOSH NG2/IG2 risk değerlendirmesi hazırlarken kontrol önlemlerinin hiyerarşiye uygun seçilmesi, raporun geçerliliği için kritik bir unsurdur. Kaynaklar, idari kontrol önlemlerinin neden daha “zayıf” kabul edildiğini ve bunların nasıl ele alınması gerektiğini şu şekilde açıklamaktadır:
İdari Kontroller Neden “Zayıf” Kabul Edilir?
Kaynaklara göre, eğitim, raporlama prosedürleri, CCTV (kamera sistemleri) ve güvenlik personeli gibi önlemler “idari kontroller” sınıfına girer. Bu önlemler tek başlarına kullanıldıklarında “biraz zayıf” (a little bit weak) olarak değerlendirilirler; çünkü tehlikeyi fiziksel olarak engellemek yerine genellikle personelin davranışına veya olay sonrası müdahaleye odaklanırlar.
Kontrol Hiyerarşisi ve Teknik Öncelik
Risk değerlendirmesi formunda sadece bu idari önlemlere yer vermek yerine, kontrol hiyerarşisinden yararlanarak daha etkili çözümler sunulmalıdır. Kaynaklar, sorunu “mühendislik yoluyla ortadan kaldırmayı” (engineer out) amaçlayan teknik kontrollere öncelik verilmesini önerir. Örneğin:
• Cam ekranlar ve fiziksel bariyerler, saldırgan ile çalışan arasına fiziksel bir engel koyar.
• İnterkom sistemleri, doğrudan temas riskini azaltır.
Bu tür teknik kontroller, özellikle bankalar, postaneler, servis istasyonları ve marketler gibi şiddet veya soygun riskinin yüksek olduğu işyerlerinde idari önlemlerden çok daha etkilidir.
Yetersiz Kontrollerin Sonuçları
Eğer şiddet riski sadece zayıf idari kontrollerle yönetilmeye çalışılırsa, müşteri hizmetleri personeli gibi çalışanlar ciddi zararlar görebilir. Bu zararlar arasında stres, anksiyete, depresyon ve hatta Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) gibi ruh sağlığı sorunları yer alır. Eğer tehlike fiziksel bir boyuta ulaşırsa, çalışanlar ciddi fiziksel yaralanmalar da yaşayabilirler.
Yasal Açıdan Durum
Özellikle Birleşik Krallık’ta (NG2) şiddetle ilgili özel bir yönetmelik bulunmadığından, işverenlerin genel İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası (Bölüm 2.1 veya 2.2) kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir. Bu genel yükümlülükler, işverenin sadece idari önlemlerle yetinmeyip, mümkün olan en iyi kontrol yöntemlerini (hiyerarşiye uygun olarak) uygulamasını gerektirir.
Özetle; eğitim, raporlama ve CCTV gibi önlemler önemli destekleyici unsurlardır, ancak güvenli bir çalışma ortamı sağlamak için bunların fiziksel bariyerler ve mühendislik çözümleriyle desteklenmesi şarttır.
Soru: Eğitim, raporlama ve CCTV gibi idari kontrollerin tek başına uygulanmasının temel zayıflığı nedir?
Cevap: Tek başlarına kullanıldıklarında zayıf kalırlar ve genellikle tehlikeyi ortadan kaldırmazlar.
NEBOSH NG2/IG2 risk değerlendirmesi projelerinde, tehlikeleri kontrol altına almak için seçilen yöntemlerin gücü, projenin başarısını doğrudan etkiler. Eğitim, raporlama ve CCTV gibi idari kontrollerin neden “zayıf” kabul edildiğini ve bu konunun ayrıntılarını kaynaklar ışığında şu şekilde açıklayabiliriz:
1. “Mühendislik Yoluyla Ortadan Kaldırma” Eksikliği
Kaynaklara göre, bir tehlikeyi kontrol etmenin en etkili yolu, o problemi “mühendislik yoluyla ortadan kaldırmak” (engineer out) veya azaltmaktır. İdari kontrollerin temel zayıflığı, tehlike ile çalışan arasına fiziksel bir engel koymamalarıdır:
• Eğitim ve Raporlama: Çalışanın veya saldırganın davranışına odaklanır ancak saldırı anında fiziksel bir koruma sağlamaz.
• CCTV ve Güvenlik: Genellikle caydırıcıdır veya olay gerçekleştikten sonra kanıt toplamak için kullanılır. Olay anında şiddeti fiziksel olarak durdurma kapasitesi düşüktür.
2. Kontrol Hiyerarşisi (Hierarchy of Controls)
NEBOSH, öğrencilerin risk değerlendirmesi yaparken kontrol hiyerarşisinden iyi bir şekilde yararlanmasını bekler. Hiyerarşiye göre, idari önlemler teknik önlemlerden daha alt basamaklarda yer alır. Kaynaklar, sadece idari kontrollere güvenilmesini “tek başına biraz zayıf” (a little bit weak by itself) bir yaklaşım olarak tanımlar.
3. Teknik Kontrollerle Karşılaştırma
Güçlü bir risk değerlendirmesinde, idari kontrollerin yerine (veya yanına) şu teknik/mühendislik kontrollerine öncelik verilmelidir:
• Cam ekranlar ve bariyerler: Çalışan ile agresif müşteri arasına fiziksel bir set çekerek yaralanma riskini doğrudan azaltır.
• İnterkom sistemleri: Teması tamamen engelleyerek güvenli bir mesafe sağlar.
4. Zararın Boyutu ve Yetersiz Kalma Riski
İşyerinde şiddet; fiziksel yaralanmaların yanı sıra stres, anksiyete, depresyon ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD) gibi ciddi ruh sağlığı sorunlarına yol açabilir. Bu kadar ağır sonuçları olabilen bir tehlike için sadece eğitim veya CCTV gibi düşük seviyeli önlemler kullanmak, riskin yeterince azaltılmadığı anlamına gelir.
5. Yasal ve Pratik Dayanaklar
Özellikle Birleşik Krallık mevzuatında (NG2), işyerinde şiddete dair spesifik bir yönetmelik bulunmadığı için işverenlerin genel görevlerini (Bölüm 2.1 veya 2.2) yerine getirdiklerini kanıtlamaları gerekir. Sadece zayıf (idari) kontroller kullanmak, işverenin “makul olan en pratik seviyede” (as far as is reasonably practicable) güvenliği sağladığı argümanını zayıflatabilir.
Özetle: Eğitim, raporlama ve CCTV gibi önlemler destekleyici olarak değerlidir; ancak tehlikeyi kaynağında engelleyen fiziksel ve teknik bariyerler içermedikleri sürece risk değerlendirmesinde “zayıf” kontroller olarak görülürler.
Soru: Bir uygulama kodunda şiddetle ilgili bir bölüm bulduğunuzda, içeriğin alaka düzeyini değerlendirmek için neyi kontrol etmelisiniz?
Cevap: Bölümün genel şiddeti mi yoksa cinsiyete dayalı şiddet gibi daha spesifik bir konuyu mu ele aldığını kontrol etmek gerekir.
NEBOSH NG2/IG2 risk değerlendirmesi hazırlarken, özellikle belirli bir endüstriye (örneğin inşaat sektörü) ait uygulama kodlarından (codes of practice) yararlanmak yasal argümanlarınızı güçlendirebilir. Ancak bu kodları kullanırken dikkatli olmanız gereken kritik bir ayrım vardır.
Kaynaklar ışığında bu konunun ayrıntıları şöyledir:
Alaka Düzeyini Kontrol Etmenin Önemi
Bir uygulama kodunda “şiddet” (violence) başlığını bulduğunuzda, bu bölümün içeriğini dikkatlice okumanız gerekir. Bunun nedeni, bazı bölümlerin sadece cinsiyete dayalı şiddet (gender-based violence) veya cinsel taciz gibi çok spesifik konulara odaklanmış olabilmesidir.
• Eğer tehlikeniz genel bir durumsa: Örneğin; şikayetçi müşterilerin agresifleşmesi, soygun tehdidi veya herkese yönelik fiziksel saldırı riskini ele alıyorsanız, kaynağın sadece “cinsiyete dayalı şiddet” ile sınırlı kalmadığından emin olmalısınız.
• Genel şiddet arayışı: Kaynaklar, uygulama kodlarında biraz daha aşağılara inildiğinde genellikle “herkese yönelik şiddet” (violence to everybody) ile ilgili daha geniş ve kapsayıcı bölümlerin bulunabileceğini belirtmektedir.
Neden Bu Kontrolü Yapmalısınız?
1. Senaryo Uyumluluğu: Eğer projenizde bir “soygun” senaryosunu işliyorsanız, yasal argüman olarak sadece cinsiyete dayalı şiddeti önleyen bir maddeye atıfta bulunmak, değerlendirici (marker) tarafından alakasız veya zayıf bir argüman olarak görülebilir.
2. İşle İlgili Olmayan Durumlar: Kaynaklar, aile içi şiddet (domestic violence) gibi konuların genellikle işle ilgili bir risk olarak kabul edilmediğini ve bu nedenle NEBOSH projesinin kapsamı dışında kaldığını vurgular. Sizin odaklanmanız gereken, doğrudan işyerinde karşılaşılan şiddet türleridir.
3. Doğru Aksiyon Belirleme: Şiddetin türüne göre (örneğin fiziksel saldırı vs. taciz) belirleyeceğiniz kontrol önlemleri de farklılık gösterecektir. Genel şiddet bölümleri, daha çok teknik kontrollere (cam bariyerler, interkomlar vb.) yönlendirme yapabilir,.
Uluslararası Öğrenciler İçin Ek Not
Eğer IGC (Uluslararası Sertifika) öğrencisiyseniz, ILO’nun 190 sayılı Sözleşmesi de benzer şekilde şiddet ve tacizi kapsar; ancak kaynaklar bu sözleşmenin işverenlere doğrudan sorumluluk yüklemediğini, sadece devletlere yönelik görevler içerdiğini hatırlatır. Bu nedenle, uygulama kodlarındaki ilgili bölümleri bulmak ve bunları C155 veya R164 gibi genel standartlarla desteklemek daha sağlam bir yaklaşım olacaktır,.
Özetle: Uygulama kodundaki bölümün herkese yönelik genel şiddeti mi yoksa cinsiyet gibi spesifik bir alanı mı kapsadığını kontrol etmek, projenizdeki tehlike tanımı ile yasal dayanaklarınızın tam olarak örtüşmesini sağlar.
